“Sükûtun Çehresi”
Bir ayna var odamda, sessiz, durgun, Her sabah bakarım, yüzüm yorgun. Ne ben bana benzer, ne gölge bana, Bir suret sürünür solgun cama. Bir zaman vardı, ışık dökülürdü, Bir isim susardı, içim ürperirdi. Şimdi ne ses var, ne de bir iz, Sanki ben değilim, benden deniz. Bir düş gördüm dün, o eski gibi, Bir nefes geçti, tanıdık, silik. Ellerim ıslandı, ne yağmur ne an, Bir şey aktı içimden — adı yok, yalan. Kırık bir cam parçası kalmış yerde, Kimi gösterir bilmem, kim nerde. Bakarım yine, sessiz, usulca, Bir yüz silinir — ben kalırım ancak. Ve bazen gece, ayna parlar ansız, Bir gölge döner, belli belirsiz. Sorar gibidir: “Orda mısın hâlâ?” Ben gülümserim — “ben mi, bilmem, belki.” Sabah olur sonra, toz kalkmaz yine, Bir çizik kalır, adın yerinde. Ve ben giderim, sükût omzumda, Bir yüz taşırım — kimsenin olmadığı anda.
Poetry Books 50% Off
Bestselling collections from top poets
